True Blood Rpg


İlk ve tek True Blood sitesi, tüm ihtişamı ve mistik çekiciliği ile sizlerle.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 lynn, yükseltme.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lynncia Chateaubriand



Mesaj Sayısı : 3
Popülerlik : 0
Kayıt tarihi : 21/08/12

MesajKonu: lynn, yükseltme.   Salı Ekim 16, 2012 6:36 am

-Başka bir sitede yazdığım karşılıklı bir rp'dir. Karakterin adı Celesta Ricarda Bienvenida, sadece kendi yazdığım kısımları koyuyorum.

Celesta yatağının altında sakladığı votkadan üçüncü ve son yudumunu alırken, partiden önce alkol almasının iyi bir fikir olup olmadığından emin değildi. Alkolün hissettirdiği duyguyu seviyordu, ama muggle dolu bir ortamda kendini kaybetmek hoş olmazdı. Birkaç gün önce elinde bir broşürle Alexandre'nin yanına koşmuştu. Sinsice gülümseyerek "Yeni oyun sahamızı buldum." demişti, "annenin bize asla izin vermeyeceği kaliteli bir muggle partisi!" Alexandre başını sallayarak onaylamıştı, teyzesini delirtmeye bayılıyorlardı. Cel, kadına onu yetimhaneden kurtardığı için minnettardı, ama kadın hep bir yabancı gibi davranmıştı, duygusuz ve katıydı, kendi oğluna bile. Aynaya bakarak görünüşünü son bir kez inceledi. Mor bir büstiyer, altına pembe siyah çizgili bir etek giymişti. Deniz mavisi gözlerinin etrafına siyah kalem çekmiş, açık pembe bir parlatıcı sürmüştü ve hazırdı.

Kapıya üç kez nazik bir biçimde vurulduğunda dikkati dağıldı. Bu Alexandre'nin vuruşuydu; muziplik başlasın. Celesta kapıyı gıcırdatmadan açtı, teyzesinin dikkatini çekmek istemezdi. Alex davet beklemeden içeri girdi ve genç kızın çift kişilik yatağına oturduktan sonra Cel'i inceleyen bakışlarla süzdü. "Kıyafetlerini yolda karşına çıkan bir kadından aldığından şüpheleniyorum Rica." dedi vurgulayarak, Celesta oğlanın ne demek istediğini anlamıştı. Oğlan ona Rica veya Ricarda diyen tek insandı. Birlikte geçirdikleri yıllardan sonra, çocuğun aklını okuyordu sanki. Sırıttı. "İkimiz de bunları senin dolabından aldığımı biliyoruz tatlım, kırılmış gururunu al da gidelim artık."

***

"Biliyor musun?" dedi Celesta ağzından çıkanları kontrol edemez bir şekilde. Alex kıza bir bakış attı, tıpkı Celesta'nın onun aklından geçenleri tahmin etmesi gibi, Alex de kızın söylememek için yırtındığı ve onaylamayacağı bir şey yaptığını fark etmişti. Celesta durmak istedi ama mümkün değildi. "Şu kaybolan kızıl saçlı muggle var ya," dedi bir kukla gibi. Kendini tutamıyordu. "Ben yaptım." Alex aniden durunca Celesta da durmak zorunda kaldı, oğlan buz mavisi gözlerini duyduklarını sindirmeye çalışırken kızın üstüne dikti. Alex'in anladığını biliyordu. Ölen kız, dememişti ama kız ölmüştü işte. Celesta'yı büyü yaparken görmüştü, genç cadı ne yapacağını bilememişti o çılgınlık anında ve bir an sonra kız ölüydü. "Ne yaptın?" diye bağırdı Alexandre sinirden elleri titreyerek. Celesta omzunu silkti. "Sen küçük bir çocuğu öldürdüğünde sesimi çıkarmadığımı hatırlıyorum." Ne söylediğini fark ettiğinde ikisi de donakaldılar, bu konu onlar için yasaktı. Celesta, Alex her dönüştüğünde yanındaydı ve neler yaptığını biliyordu, ama bu konuyu asla onun yüzüne vurarak vicdan azabı çekmesine neden olmak istemezdi. Lafını geri almasına fırsat kalmadan, Alex, kızın pişmanlıktan dolan gözlerini görmezden geldi ve iğrenen bir bakış attıktan sonra hızla uzaklaştı.

***

İç, flört et, öp. Celesta'nın bu partide yaptığı şeyler bunlardı. Alex ve o partiye ayrı ayrı gelmişlerdi ve birbirlerinin olduğu yerlerde takılmamaya özen gösteriyorlardı. Celesta ne yapacağını bilmiyordu, birlikte geçirdikleri yıllar boyunca oğlanı çok kez kızdırmasına rağmen Alex ona hep abisi gibi davranıp alttan alırdı. Ama söylediği şey cidden ağırdı, Celesta bunun farkındaydı. Karşısındaki taburede oturan çocuk konuşmaya başlayınca dikkatini ona yöneltmek için başını salladı. Çocuk okul hayatından bahsediyordu, bir muggle daha. Deniz yeşili gözleri ve çikolata rengi saçlarıyla yakışıklı olduğu kesindi ama muggle'dı işte. Celesta dolgun dudakları ve bembeyaz dişleriyle çocuğa büyüleyici bir gülümseme bahşetti, kim bilir bu gece flört ettiği kaçıncı çocuktu bu. Ellerini kestane rengi saçlarının arasından geçirdi ve çocuğu öptü, öylece ve aniden. Oğlanın onu reddedeceğini düşünmemişti bile, sadece aklını Alex'le ettikleri kavgadan uzaklaştırmaya ihtiyacı vardı. Parti çok kalabalık ve gürültülüydü, çocuğu bıraktıktan sonra dans etmeye başladı, ona uzanan elleri, öpen dudakları umursamıyordu bile. Sıra yavaş şarkılara geldiğinde nefes almak için dışarı çıktı. Ağaçlık bir araziydi, dışarıyı aydınlatan tek şey ay ışığıydı. Derin bir nefes alarak sırtını bir ağaca verdi ve yere çöktü. Ağlamamak için gözlerini kocaman açtı. Sarışın ve kahverengi gözlü zayıf bir kız üstüne doğru geliyordu. "Celesta Bienvenida, doğru mu?" dedi pis pis bakarak. Genç cadı umursamadı. "Şu 'evlat edinilen' çocuk. Kuzeninle çok yakın değil misiniz sence bir akraba için?" Celesta derin derin nefes aldı, başka bir muggle'ı daha öldürmek istemiyordu, en azından asasını yanına almamıştı. Kız, Celesta'yı daha da sinirlendirmeye çalışıyordu. "Herkes, senin kuzeninle yattığını söylüyor," dedi kız, Celesta'nın yanına gelmiş onu kışkırtıyordu, ve işe de yaramıştı. Kimse, onun Alex'le yattığını söyleyemezdi, oğlan, kızın dünyada gerçekten umursadığı tek insandı, ama onlar kuzenden öte kardeşlerdi. Kızın saçlarını ellerine dolayarak ayağa kalktı, asası yanında olmayabilirdi ama fiziksel zarar vermek için ona ihtiyacı da yoktu zaten. Kız olayın şokunu atlatamadan bir tokat patlattı Celesta, kızın burnu kanıyordu. Kendini tutamadan kızla boğuşmaya başladılar, en sonunda kız yerdeydi ve Celesta onu tekmeliyordu. Sonra kollarının acı verici bir şekilde arkaya büküldüğünü hissetti. Kız arkadaşlarını da getirmişti belli ki, kendisi gibi çıtkırıldım kızlar değil belki ama iri yarı erkek öğrenciler. En irileri öne çıktı ve Celesta'nın yanaklarını kızartacak kadar sıktı. "Uyuşturucuyu basın, sonra da ne yapacağımızı biliyorsunuz," dedi kıza pis pis sırıtırken. Celesta ne demek istediklerini anlamıştı ama kendini kurtarmak için çırpınmaya başlamadan koluna sivri bir cisim sokuldu, bir şırınga. Uyuşturucu etkisini anında göstermişti, her ne kadar hala bilinci yerinde de olsa, vücudu artık beyninin emirlerine itaat etmiyordu. Kapana kısılmıştı.

***

Celesta gözlerini açamıyordu, hareket edemiyor ve en ufak bir tepki veremiyordu. Ama duyabiliyor ve hissedebiliyordu, şu an hissettikleri hiç de güzel şeyler değildi. Oğlanlardan biri, büyük ihtimalle yanağını sıkan, şu an eteğini kaldırmış bacaklarını okşuyordu. Tepki vermek, tekmesini adamın suratına indirmek, en azından çığlık atmak istedi ama yapamadı. Gözünden bir damla yaş süzüldü, muggle farkında değildi. Sonra sesler duydu, yaklaşan ayak sesleri, öfkeyle alınan bir nefes ve kızgınlık dolu bir haykırış. "Ellerini kuzenimin üzerinden çek, ibne herif." Alexandre, dedi içinden mutlulukla, haykırarak koşup oğlana sarılmak istedi ama yapamadı, sadece dinlemekle yetindi. "Partimize katılmaya mı geldin," dedi iri yarı olan oğlan, hala Celesta'nın bacaklarını okşuyordu. "Ne kadar şirin." Ayak seslerinin gittikçe arttığını duydu, bir an sonra üzerindeki adam gitmişti. "Ona bir daha dokunursan, seni gebertirim." dedi Alex, keskin bir ses tonuyla. Celesta boynuna dokunan bir el hissetti, el bir an sonra göğsünü avuçlamıştı. Kötü, çok kötü, diye düşündü, Alex için endişelenerek. Şimdi çok kızacak. Düşündüğü de oldu, Alex ölüm laneti savurarak kızı taciz eden oğlanı öldürmüştü, diğerlerinin de hatıralarını sildi ve kızın bileğini tuttu, nabzını ölçüyordu. "Özür dilerim." dedi Celesta'yı kucağına nazikçe alırken. "Özür dilerim, benim yüzümden oldu." Alex kucağında Celesta'yla yürümeye başladı. Kız asıl kendisinin suçlu olduğunu söylemek, ayağa kalkıp oğlana sarılmak istiyordu ama hiçbir şey yapamadı, sadece Alex'in yüzünden kendi suratına damlayan gözyaşlarını hissetti, oğlan ağlıyordu.

***

Başka birinin kucağına geçmişti Celesta, oradan da bir yatağa. Çıkan seslerden anlaşıldığı kadarıyla bir muggle doktor çağırtmıştı teyzesi, doktorun ona ne yaptığını bilmiyordu ama yavaş yavaş hareket edebiliyordu. Gözlerini açtı, misafirlerin kaldığı yatak odası olmalıydı, çift kişilik yumuşak yatakta tek başına yatıyordu. Teyzesi odadan hışımla çıkmıştı, muggle doktor da Celesta'nın nabzını bir kez daha kontrol ettikten sonra kıza gülümsedi ve teyzesinin peşine koştu. Celesta giriş salonundan gelen sesleri duyunca kulak kabarttı, teyzesi öyle bir bağırıyordu ki duymamak imkansızdı zaten. Anlaşıldığı kadarıyla Alex'e kızıyordu. "...bu kadar büyük bir çıkmaza sokmamıştın Alexandre," dedi Fransızca, gerçekten çok kızgındı ve bu çok, çok kötüydü. "Asla bu kadar sorumsuz, böylesine umursamaz ve muggle düşkünü bir çocuk olacağını düşünmemiştim. Sana bildiğimiz her şeyi öğrettik, asla bir şey esirgemedik." Celesta üstündekilere baktı, hala partiye giderken giydiği kıyafetlerleydi. Yatakta aniden doğruldu, başı dönünce biraz daha oturmak zorunda kaldı. "Şimdi sana ve yaptığın sorumsuzluğa bakıyorum. Senden benden veya bizden hiçbir şey göremiyorum Alexandre. Oluşturduğun kaosa ve yol açtığın kayıplara bakıyorum ve..." Celesta duvara yaslanarak ilerlemişti ve şimdi iriş salonunun kapısından destek alarak ayakta duruyor, teyzesinin Alexandre'yi, onu kurtaran Alexandre'yi, azarlamasını seyrediyordu. "Artık sükunetimi koruyamıyorum Alexandre. Seni tekrar görmeye hazır olana kadar bu evden gitmeni istiyorum, senin yüzünden Celesta'nın başına gelenlere bakıyorum ve, kolay olmayacak. Şimdi git buradan, yoksa, ah yüce Merlin, korkarım ki elimden bir kaza çıkacak." Celesta bir adım daha attı, yere yığılacakken telaşla tuttuğu sandalye devrildi, çıkan gürültü gözleri ona çevrilmesine neden oldu. Teyzesi tam yatağına gitmesini söyleyecekken konuşmaya başladı. "Teyze, hepsi benim suçumdu." Teyzesi şok içinde bakıyor, akıllı, uslu Celesta'nın dediklerini kavramaya çalışıyordu. "Partiye gitmeyi ben istedim, Alex'i zorla yanımda sürükledim." Yalandı, ama önemli olan Alex'i kurtarmaktı. "Muggle'larla kavga ettim, Alex de beni kurtardı, hepsi bu. Hepsi benim suçum." Teyzesi ağzı açık Celesta'ya baktıktan sonra öfkesi yeniden yüz üstüne çıktı. "O zaman Celesta Ricarda, senin yerin de Alexandre'nin yanı. Şimdi, ben sakinleşene kadar evden defolun, hem de hemen!" Celesta'ya uyardı, ama adımını atmaya çalıştığında yüzü bembeyaz oldu. Alex kızın bu halini fark etmişti, genç cadının yanına gitti ve hiçbir şey söylemeden kolunu kızın beline sardı. Celesta da kolunu oğlanın omzuna attı, Alex kıza destek oluyordu. Kalacak bir yer bulabilmek için en yakın otele gittiler, beş yıldızlı bir otel değildi belki ama önemli olan o geceyi geçirmeleriydi. Asansörle yukarı çıktıktan sonra, Celesta -Alex'i düşüp bayılmayacağına zar zor ikna ettiğinde- bir duş aldı ve dolapta bulduğu pijamaları giyip yataklardan tekine kıvrıldı. Saçlarını okşayan bir el hissetti, Alexandre. "Alex, özür dilerim," dedi kız gözlerini açıp. "Hayır hayır, hiç önemli değildi, aynısı benim başıma da gelebilirdi," dedi kuzeni, ama Celesta ondan bahsetmiyordu. "Hayır, ben en başında sana küçük bir çocuğu öldürdüğünü söylediğim için, özür dilerim, özür dilerim," diyerek ağlamaya başladı, olanlar çok fazla gelmişti. Alexandre kızı yatıştırdıktan ve onun suçu olmadığını söyledikten sonra tek kişilikte yatakta Celesta'nın yanına kıvrıldı, oğlan hala saçlarını okşarken Celesta derin ve rüyasız bir uykuya daldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
lynn, yükseltme.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
True Blood Rpg :: Karakter Yaratma :: Rpg Kutusu :: Rpg Geliştirme-
Buraya geçin: